Neden Auto Train Brain kullanmalıyız?

Disleksideki en önemli problem, sol hemisfer dominansının kurulmamış olması ve beynin gri bölümündeki nöronlar arasında yeterince sinaps bağlantısı kurulmamış olmasıdır. Bu durumun hayata yansıması, işitsel ve görsel uyaran işlem hızlarının farklı olması dolayısı ile öncelikli olarak okuma pratiğinin yeterince gelişmemesidir. Dislekside gelişimi yeterince tamamlanmamış olan beyin bölümü sol arkadır.

Özel eğitim, kelime farkındalığının ve hecelemenin artırılmasına odaklanmaktadır. Özel eğitim rehabilitasyon ile beynin sol ön bölümü gelişmektedir. Ölçümlemelerimize göre, sol arka beynin gelişimi bu yöntemle gerçekleşmemektedir. Ayrıca, okuduğunu anlamada gelişme yerine zamanla gerileme olduğu izlenmiştir. Özel eğitim alan çocukların kelime hazneleri ve sosyalleşmeleri artmış olmasına ragmen, okumalarında ve okuduklarını anlamalarında problem devam etmektedir.

Auto Train Brain eğitimi ile 7-10 yaş grubu disleksili çocukların beynin en fazla sol arka bölümünün gelişip yaşıtlarını yakaladığı, sol hemisfer dominansının kurulduğu, görsel ve işitsel işlem hızı farklarının azaldığı, bu sebeple de okuma hızının arttığı ve okuduğunu anlamanın geliştiği, genel olarak algılarının açıldığı izlenmiştir. 7-10 yaş grubunda, ön frontal loblar henüz gelişmemiştir. 24 yaşına kadar bu bölgelerin gelişmesi beklenmektedir. Bu sebeple, Auto Train Brain eğitimi, 7-10 yaş grubunda ön lobları yaşıtlarının seviyesine kadar geliştirmektedir.

Auto Train Brain eğitimi ile fonetik farkındalığın ve hecelemenin özel eğitimin geliştirdiği seviyeye kadar geliştiği izlenmiştir. Eğitim sonrası yapılan okuma çalışmaları ve diğer akademik çalışmalar, sosyalleşme çalışmaları bu eğitimin kalıcılığını pekiştirmektedir. Ayrıca bu eğitim ile, disleksili çocukların dünyayı tam algılayamamaları dolayısı ile zamanla gelişen anksiyete ve depresyon belirtileri kalıcı olarak azalmaktadır.

Auto Train Brain, çocuğun en konforlu olduğu evinde kalıcı eğitimi, kiralama veya satın alma opsiyonları ile aylık uygun maliyetle mümkün kılmakta, herhangi bir yan etki oluşturmamakta, klinik olarak onaylı, aileler için güvenilir bir çözüm olmaktadır.

Related Posts