Öğrenme güçlüğü nedir?

Allahaşkına nedir bu öğrenme güçlüğü, nam-ı diğer özgül öğrenme güçlüğü? Her sınıfta en azından 2-3 çocuk  bu güçlüğü yaşıyor. Annelerin artık temize çıkma zamanı geldi. Anneler ellerinden geleni yapıyorlar. Kendilerinde de belki bunun genetik altyapısı vardı, ancak temiz hava, bol gıda, temiz besinler 30 yıl öncesinde çok daha iyi durumdaydı. Ama şu anın çocukları daha az şanslı. Hem genetik bir yükü devralıyorlar, hem de ne hava temiz, ne yiyecekler sağlıklı ve vitamin deposu. Her şeyde bir eksiklik, bozulmuşluk, sentetik hormon var. Bebekler sezaryenle dünyaya geliyor, anne sütü ile beslenemiyor. Çocukluk çağında oluşan alerjiler, yaşla beraber, sosyalleşme, dikkat odaklanma problemlerine, okula başlayınca da öğrenme güçlüklerine evriliyor.

Yaşıtları seviyesinde gelişemeyen çocukları nasıl iyileştireceğiz?  Yeterince iyi beslenememek, çocuğun boyunu, kilosunu etkilediği gibi tüm hücrelerini, beyin gelişimini de etkiliyor. Çocuğun gelişemeyen bağışıklık sistemi, endokrin sistemini bozuyor. Bozulan endokrin sistemi; tiroit, şeker, hipertansiyon, böbrek yetmezliği  gibi durumların 18 yaş altı çocuklarda da görülmesine yol açıyor. Bağırsaklar, üretmesi gereken Glutamate, GABA ve Dopamin nörotransmitter’lerini yeterli düzeyde üretemiyor. Beyinde bu nörotransmitter’ler eksik olduğunda, sinaps bağlantıları yeterince güçlü kurulamıyor. Beynin gelişimi bir tık geriden geliyor. Bu çocukları nasıl normale yakın büyüteceğiz? Yaşıtlarını günün birisinde yakalamaları mümkün mü? Yoksa yaşıtlarını beyin gelişimi anlamında hep geriden mi takip edecekler? Beyinleri yeterli olgunluğa erişmediği durumlarda, kendi özbakımlarını takip etmeyi, iyi beslenmeyi nasıl öğrenecekler?

Metabolizmayı hücresel düzeyde düzelten bir ilaç tedavisi henüz yok. Tıp bize iyi beslenmekle ve sporla hücresel yıkımı azaltmanın, geri çevirmenin mümkün olduğunu söylüyor. İnsan vücudunu bakım, onarım modunda yeşil sebzelerle, az protein, zeytinyağı ile beslerseniz bağışıklık sistemi güçleniyor. Güçlenen bağışıklık sistemi, beyni ve tüm hücreleri daha iyi geliştiriyor. Gelişen beyin, yönetici işlevlerin güçlenmesi ile birlikte vücudu çok daha iyi koruyor, öz bakımını sağlıyor. Sağlıklı beslenme yanında, direkt beyni geliştiren nörogeribildirim yöntemi de bir alternatif terapi olarak işliyor. Eskiler beyni eğitmek için, namazı, yogayı, meditasyonu kullanıyordu. 4-8 yaş çocuklarına yoga ve meditasyonu öğretmek zordur, ancak teknoloji ile beynini kontrol etmeyi öğretebiliriz. Beynini kontrol edebilen çocuğun, beynindeki nörotransmitter dengesi de sürekli pratikle daha iyi kuruluyor. Çevreden gelen görsel ve işitsel uyarıları doğru algılayıp değerlendirdikleri için daha uygun tepkiler verebiliyorlar. Stres tepkisi, anksiteye tepkisi azalıyor. Yönetici işlevlerin daha optimum düzeyde geliştiği bir beyin, vücudu çok daha iyi kontrol edebiliyor. Öğrenilen beyin kontrolü kalıcı mı? Evet, beyin bir kez doğru tepki vermeyi öğrendiğinde bu kalıcı hale dönüşüyor.

Çocuk nörologlarının 9/10’unun çalışma mekanizmasını bilip hastalarına önerdiği bir yöntem nörogeribildirim. Nörogeribildirim alıp da bir fayda görmeyen çocuk var mı? Epilepsi olan çocuklarda, nörogeribildirim sonrası  EEG ölçümü düzeliyor, ancak faydanın çocuğun hayatına yansıması çok uzun zaman alıyor. Onun haricinde, mutlaka en az 2 bilişsel alanda 3-6 ay içerisinde iyileşme söz konusu oluyor. Ne kadar çok nörogeribildirim alınırsa, o kadar çok beyin performansında ilerleme gerçekleşiyor. Diyet, spor ve nörogeribildirim ile 21.yüzyılın vebası, hücresel düzeyde yaşadığımız bozulmadan ve öğrenme güçlüğünden korunmak mümkün.

Related Posts