Sosyal değişim teorisi üzerine…

Birleşmiş milletlerin ve Türkiye’nin önümüzdeki 20 yılı içeren kalkınma planları içerisinde fakirliğin ortadan kaldırılması, eğitimde eşitliğin sağlanması, iş yerlerinde farklılıkların artırılması (diversity) yeralmakta. Ülkeler bu konuda programlar, projeler ve harcama bütçeleri ortaya koyuyor. TÜBİTAK dahil olmak üzere, çeşitli bilimsel araştırma kurumları, ülkelerin ortaya koymuş oldukları kalkınma planlarına yardımcı olacak projeleri maddi anlamda destekliyor.Auto Train Brain de bu projelerden bir tanesi. Avrupa ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından sağlanan hibe fonlarla desteklenmiş, Türkiye kalkınma planları ile uyumlu olduğu için TÜBİTAK tarafından desteklenmiş bir proje.

Disleksinin insan hayatında oluşturduğu engelin, diğer bilişsel problemlerle kıyaslandığında minimum seviyede olduğu kabul ediliyor ; hatta disleksi tıbbi bakım kapsamından çıkarılmış durumda ve sadece özel eğitim seviyesinde destekleniyor. Özel eğitim için gereken süre olan 750 saat, diğer engel gruplarına göre çok daha az. Ancak özel eğitim yine de 3.5 yıla yayılıyor, bu özel eğitimin kişinin hayatındaki problemleri tümüyle bertaraf edebildiğini söylemek de aynı şekilde zor.

Disleksiler hayatları boyunca nasıl problemler yaşıyorlar? Öncelikle, okur yazar olmada, ve akademik hayatta yaşıtlarına göre daha dezavantajlılar. Bu durum zamanla onların öz güvenlerini aşağıya çeken bir duruma dönüşüyor. Çünkü bir çocuğun hayatı daha çok okulda geçiyor. Okuldaki problemler, zamanla ailenin iç dinamiklerine yansıyor, çocuk aile içerisinde de aradığı huzuru bulamıyor.

Orta vadede, dislekside ikincil olarak ortaya çıkan özgüven problemi, zaman içerisinde iş mülakatlarından eş seçimine kadar pek çok alana negatif olarak yansımaya başlıyor. Pek çok konu hakkında bilgi sahibi olup hiç bir konuda uzmanlaşamamak, günümüz iş dünyasında disleksilerin hakettikleri yeri bulamamasına sebep oluyor. İşittiği halde kendisine söylenen komutları algılayamamak ve yerinde tepkide bulunamamak, iş hayatının gerektirdiği hiyerarşiye uyum sağlamada sorunları, arkadaş ilişkileri ve diğer sosyal ilişkilerde uyumsuzluğu getiriyor. Uyumsuzluğun orta ve uzun vadeye yansıması ise, iş yerinden ilk kovulan olmaya, kız arkadaşı tarafından terkedilmeye, boşanmaya kadar gidebiliyor. Duyusal entegrasyon ve yürütücü işlevlerin doğru çalışması, insan hayatında en az okuma ve yazmanın mükemmel olması kadar önemli.

Devletler uyguladıkları programlarla ve projelerle, bu konuda ailelerin yanında olmaya özen gösteriyorlar. Ancak, toplumda %10 civarında görülen bu durumun tümüyle bertaraf edilebilmesi, devletlerin ve devlet hastanelerin vermeye çalıştıkları hizmet kapasitesinin çok üzerinde. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri üzerinden bu hizmet verilmeye çalışılıyor. Buralardaki hizmetler de manuel iş süreçleri içerdiği için maliyetler çok fazla, tıbbi uzmanlık çok az.

Halbuki disleksilerin de kendi içlerinde farklılıkları mevcut. Kimi disleksi için, işitsel algısının gelişimi gerekliyken, kimi disleksi için de görsel algının geliştirilmesi, kimisi içinse görsel ve işitsel duyuların bütünleştirilmesi gerekiyor. Kimileri görsel ve yürütücü işlevler açısından güçlü iken, kimisinin yürütücü işlevlerde de sorunları olabiliyor. Kimisinde metabolizma problemleri görülmezken, kimisinde metabolizma problemleri ve enflamasyon görülebiliyor ve sık hastalanabiliyorlar. Alerjik durumları olan disleksiler olabildiği gibi, alerjik reaksiyon göstermeyenler de var. Tıbbi gereksinim kapsamından dışarı çıkarıldığı için de genellikle sağlık durumları bilişsel performanslarından ayrı bir şekilde, gerekli olduğunda değerlendiriliyor.

Aileler, çocuklarının ileride, hem akademik, hem iş ve evlilik hayatlarının daha iyi olmasını istiyorlar. Ancak, çocuğun hayatına farklı zamanlarda yansıyan farklı durumları doğru değerlendirip gerekli aksiyonları doğru bir şekilde alamıyorlar.

Auto Train Brain, ülkelerin kalkınma planlarına uyumlu olduğu için geliştirildi, toplumda bir sosyal değişim ve etki oluşturmaya odaklı. Toplumun dezavantajlı kesimlerine, toplumun diğer kesimlerinden bir kaynak aktarılmış olması, onlar için bir projenin gerçekleştirilmiş olması, toplumun onların içerisinde bulundukları duruma seyirci kalmayıp desteklemeleri, kişinin öz saygısını ve sevgisini artırıyor. Hepimiz öncelikle umursanmak, önemsenmek ve anlaşılmak istiyoruz. Kimi zaman bu anlaşılma, bir aletin içinde olduğumuz durumu ölçümlemesi ile nesnel bir boyut kazanabiliyor. Sorunun niteliği daha iyi anlaşıldığında ve kapsamı belirlendiğinde, soruna özel çözümleri uygulamak, sorunun daha kısa sürede bertaraf edilmesini sağlıyor. Bu durum da özgüven artışına, sorunun çözülebileceği hissine ve destekleniyorum duygusuna götürüyor. Auto Train Brain’in sağlamış olduğu nesnel ölçümleme ve rehabilitasyonda objektif karar destek sistemi; disleksi için kullanılan çözümlerden(nörogeribildirim protokolleri, özel eğitim, çoklu duyulu öğrenme, duyusal bütünleme ve diyet v.s.) kişiye özel en iyi kombinasyonu seçmemize olanak sağlıyor.

Disleksili çocuğun okuma becerilerinin artırılması yanında öz güveninin artması, bilişsel eksikliklerinin hızlıca telafi edilmesi, onu hızlı şekilde okul hayatına entegre edilmesini getiriyor.

Kişiye özel disleksi eğitimi ile oluşan kazanımlar, rehabilitasyon sürecinin ve maliyetinin kısaltılması, ailedeki huzurun artması, daha az sağlık sorunlarının ortaya çıkması, devletin ve ailenin yaptığı harcamaların daha azalması ve çocuğun yaşam kalitesinin artması olabiliyor. Bu kapsamda, Auto Train Brain’in değişim teorisini gerçekleştirdiğini, toplumda yüksek sosyal etki ve değişim yarattığını söyleyebiliriz.

Dr. Günet Eroğlu

CEO, Auto Train Brain

#disleksieğitimi #autotrainbrain

Related Posts